2 Kasım 2011 Çarşamba

RECEP TAYYİP ERDOĞAN SOYU -KÖKENLERİ

-Osmanlı Arşivinde Başbakan Tayyip Erdoğanın kökenlerini aydınlatacak 1835 tarihli Rize nüfus defteri ve 1850 tarihli vergi defteri bulundu.

-Erdoğanın ataları “Bakatoğlu” sülale ismiyle biliniyor. İsyancı anlamına gelen.

-Erdoğanın büyük dedesi Bakatoğlu Memiş yörenin derebeyi- isyancısı durumunda idi.

-1934 soy ismi kanununa göre aile sülale geleneğine bağlı kalsaydı “İsyancı” soy ismini alması lazımdı.
                                         Tarihçi Yurtsever, Erdoğanın kökenleri hakkında açıklama yapıyor








Osmanlı Arşivinde 1500-1900 yıları arası dönemde sayın başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın etnik kimliğini ortaya koyan belgeler üzerinde araştıralar yaptım. Türkiye’de bütün yurttaşların nüfus kimlikleri 1905 (Rumi-1321) tarihli defterler esas alınarak tespit edilmektedir. Osmanlı Arşivi ilk kez Trabzon eyaletinin 1830’lu yılarda tutulan nüfus defterlerini de araştırmacılara açtı. Ve ek olarak da 1850 tarihli vergi defterini araştırmacıların bilgisine sundu. Osmanlı Arşivinde MAD.d 7958 kod numarası ile kayıtlı olan Rize yöresi köyler öşür defterinde Başbakan Erdoğan’ın büyük dedesi Bakatlıoğlu Memiş’in Pulihoz köyünün kurucu ailesi olduğu ve 86 kuruş vergi ödeyerek köyün en zengini olduğu ortaya çıkıyor. Pulihoz köyü, Kıble dağının yamacında kurulmuş ve karşısında da Ayani tepesi var. Bakatoğlu Memiş aynı zamanda yörenin “Ayan” ünvanlı “derebeyi” durumunda. Yörede yaşanan olaylar göz önüne alındığında Bakatoğlu sözcüğü “İsyancı” anlamına geldiği anlaşılıyor. Osmanlı Arşivinde Rize yöresinde yaşanan 19.yüzyıl başları isyan hareketleri ile ilgili ayrıntılı fermanlar var.



RECEP TAYYİP ERDOĞANIN OSMANLI ARŞİVİNDEKİ SOY-KÖKEN KAYDI



Türkiye’de insanların kökenleri hakkındaki resmi bilgiler 19.yüzyıl ortalarından itibaren tutulan Nüfus ve Tapu kayıtların dayanır. Özellikle Osmanlı coğrafyasında ve Anadolu genelinde 1850’li yılardan itibaren Nüfus dairesi komisyonları kurarak yerleşim birimlerinde yaşayan insanların sülale/soy/köken isimleri ve şahıs adları yazılmıştır. 1880-1890-1900’lü yılların başlarında Osmanlı Nüfus İdaresi imparatorluk genelinde kişi kayıtlarını (sicillerini) tutmakta yazmakta başarılı olmuştur. Bu dönemden kalan defterlerin asılları da Arşivlerde titizlikle korunmuştur.



Rum asıllı bir Müslüman camide namaz kılarken

1835 TARİHLİ NÜFUS DEFTERİNE SAKAL RENGİNE BAKILARAK YAZILDILAR
Osmanlı Arşivinde bulunan 1835 tarihli Rize nüfus defterinde Rize’nin Pulihoz köyü kurucu aile ve bir numaralı hanesine kaydı yapılan Hüseyin oğlu Mehmet Efendi “İslam inanç kimliği” adı altında 45 yaşında ve “Kırca sakallı” olarak yazılmış. Ve çocuklarının ismi de 18 yaşındaki Mustafa ile 11 yaşındaki Yunus olarak yazılmış. Hüseyin oğlu Mehmet Efendi’nin nüfus künyesine bakılarak adı geçen Hüseyin 1700’lü yıların ortalarına kadar kimliği belirlenmiş olur. Adı geçen Yunus, babası Mehmet (veya Memiş) ve onun da babası Hüseyin Efendi Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın atalarıdır.

DEVAMI   KÖKLER kitabındadır ...



                                   Not: Tayyip ERDOĞAN'ın kökenleri hakkında ayrıntılı bilgiler KÖKLER kitabındadır. 

                                   Bilgi için bak. 
                                   cezmi.yurtsever304@gmail.com
                                   05325829911
.............................................................................................................................




..



                                     
                                         
                                              

6 yorum:

  1. olsa nolur olmasa nolur ? bilimsel görüşe göre de maymundan geliyoruz aq

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaklaşık ikiyüz yıldır bir türlü ka'nûnlaştırılamayan "teorik" (ve güdük kalmış) evrim sapkınlığına tutulmuş, devede kulak denecek sayıda bir kısım vatandaşımız; "maymuna dönmek" deyimi, TDK Deyimler Sözlüğü'nde kayıtlı iken buna mukâbil (veyâ atfen) "insâna dönmek" diye bir deyim bulunmadığından hareketle bile, evrimin ne menem bir aldatmaca olduğunu anlayabilirler ya nerede onlarda o zekâ?! Bilhassa "zekâ" dedim; zîrâ onlarda akıl veyâ aklını kullanma cüz'î irâdesi olsaydı, deyimler üzerinden tefekkür etmelerini önermemiz gerekmezdi!...

      Sil
    2. Ben de Gürcü diye biliyordum! Fakat önemli olan; ırk mensûbiyeti değil, Müslüman olmasıdır...
      Son günlerde Fransa'da kola içeceğinin muhtevâsında eser miktarda da olsa alkol bulunduğunun açıklanmasıyla birlikte ilgili firmanın ürünlerinin (ma'mûllerinin) ve dolayısıyla ülkemiz vatandaşı azınlıkların (ekalliyetin) -özellikle- Yahûdîlerin sâhip oldukları bilumûm firmaların ürünlerinin boykot edilmesi çağrıları tekrârlandı. İsrâîl Devleti veyâ onunla ilişik edilen şahıs ve firmalarla ilgili her bir vak'ada gündeme getiriverilen bu çağrılara uyarsak, Sabetayistler gibi münâfıklar bir tarafa, hakîkaten Müslüman olmuş (eski) Yahûdîleri de "tu kaka" etmediğimizi nasıl ayırt edebileceğiz?
      Bu ürünlere verdiğimiz paralar, İsrâîl Devleti'ne gidiyormuş da onlar da Filistinli kardeşlerimizin üzerine bombalar yağdırıyorlarmış!.. Ayrıca lâin PeKaKe'ye yardım ettikleri için, askerlerimizin ölmelerine de yardımcı oluyormuşuz!.. Peki, İsrâîl Devleti'ne sattığımız mallardan elde ettiğimiz parayla Filistin'e her alanda yardım ediyor oluşumuza ne demeli?!
      Netîcede her devlet, her devlete mal satar. Her devlet, birbirine muhtâçtır. Ekonomiler, girift olmuş (birbirine karışmış), iç içe geçmiştir.
      İhtiyâç duyduğun ürün (meselâ su), sâdece düşmanda varsa almayacak mıyız? İslâm'da devletler arası ticâretin dînî mi vardır?! Ülke içi alışverişte ise, Müslümanlığa özen gösteren Müslüman satıcıyı -malının da iyi olması şartıyla- tercîh etmenin güzelliği başkadır. Fakat iyi mal; bir müşrikte bile olsa, ondan alınır vesselâm...

      Sil
  2. Muallim Fatih Erdem Bey in yorumunu " uzumunu ye bagini sorma"ya benzettim. Bu da bir gayrimuslim atasozudur ve anlamlari coook ilginc yerlere gidebilir. Ticaretin dini olmaz mi orasini bilmem ama; din de ticaret nasil yapilacagina iliskin kisaslar vardir eminim. Ona da bir bakmak lazim derim. "Iyi bir mal musvikte bile olsa alinir " sozu de malindan malina degisir mi, yoksa ne olursa olsun hepsi alinir mi ona da bir bakmak lazim. Iyi mal musfikte ise gidip almak yerine, muslumanlarda bulunanlardan secip bulabilecegimin en iyisini almayi tercih ederim sahsen ben. En son "su" orneginizi cok begendim: Yanliz, su sadece dusmanda olsa ben eminim ki sen almak istesen de onlar sana vermeyeceklerdir!!!

    YanıtlaSil
  3. Bir gun bir cocuk annesine sorar:
    Cocuk- Anne insanlar nasil oldu?
    Annesi-Bizleri Allah yaratti oglum.
    Cocuk- Ama babam biz maymunlarin soyundan geliyoruz diyor !!! ?
    Annesi-O, babanin sulalesi oglum bizi ilgilendirmez...

    Hala evrimle teorisiyle ugrasanlar icin yeterli sanirim !!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yanıt beni şok etti..Nasıl aklıma gelmemiş bunca yıldır.. Çok teşekkür ediyorum bay Anonymous...Sağolun varolun:)))))))))))

      Sil