29 Nisan 2011 Cuma

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN ATALARININ NÜFUS KAYITLARI

    -Başbakan Tayip Erdoğan’ın ataları hakkındaki nüfus kayıtları Osmanlı Arşivinde 1835 tarihli deftere kaydedildi.
    -Erdoğan’ın bilinen ilk atası Hüseyin oğlu Mehmet’tir. Ve “Kırca sakallı” olarak deftere yazılmıştır. Ve bilinen ilk atasının kimliği karşısına da “İslam” yazılmıştır.
    -Türkiye’deki bütün yurttaşların kimlik bilgileri ise 1904 yılı nüfus kayıtlarına dayanır.
 


     19 yy başlarında bir başka görüntü içindeydi Osmanlı ülkesi. Savaşlar, isyanlar ile geçen yüzyıllar nice kayıplara yol açmıştı.  Osmanlı için 1600-1850 arası kayıp yılar olarak da görülebilir. Millet ne yer ne içer.  Rahat ve huzurları var mıdır? Eğitim denen olayın gidişatı insanları nasıl etkilemektedir.  Osmanlının kayıp yüzyılları yönetim altında bulunan insanların da mutsuzluğunun sebebi olabilir.
    Padişah II. Mahmut, Osmanlının geleceğinin batılılaşmak olduğunu biliyor ve bu düşünce “asrileşme” sözcüğü ile açıklanıyordu. Padişah önce ceket, pantol giydi. Ve de eliyle Batıyı işaret etti.  Osmanlının kuruluşunda ve üç kıtaya yayılmasında önemli görevler yapan Yeniçeri ocağı kanlı bir savaş sonucu kaldırıldı (1826 yılı).
    Osmanlı yönetiminin dolayısı ile de padişahın insanları tanıması gerekiyordu. Bunun da en kolay yolu ülkede yaşayan insanları tanıyacağı nüfus ve vergi kayıtlarının olması idi.  Bu şartlar altında 1831 tarihinde Osmanlı ülkesinde nüfus yazım işinin yapılması karara bağlandı. Ve izleyen yılarda nüfus memurları eyalet, kaza ve köylere görev için gitti.
     Trabzon eyaletinin Rize sancağına da nüfus memurları hicri 1255  (miladi-1839) yılında geldiler. Ellerinde bulunan altın sarısı kağıtlardan meydana gelen siyah bez ciltli defteri çıkardılar. Ve ilk sayfasına da “Mahalle-i Niroz ve Romanoz tabi-i kasaba-i Rize” yazdılar ve alt kısmına da kırmızı mürekkep kalemle “Müslim” yazdılar.  Ve karşılarına gelen insanlara hane reisinin bilgisi dahilinde yazmaya başladılar. İnsanlar görünüşlerine göre yazılmaya başlandı. “Kara sakallı, sarı bıyıklı, kumral, esmer, kır bıyıklı” gibi özellikleri dikkate alındı.  Ve görünüşünün sonrasına da babasının ismiyle birlikte kendi ismi yazıldı. Varsa çocukları, yeğeni, kardeşi da nüfus kaydına geçirildi. Hicri 1257 (1841) yılında da nüfus sayımı tamamlanmış oldu(1).


    POLİHOZ KÖYÜNE DE UĞRADILAR


     Nüfus memurlarının köy köy dolaşarak insanları deftere yazma işi esnasında Polihoz köyüne de geldiler. Ellerinde bulunan nüfus defterinin 364. sayfası içine “Karye-i Pulihoz tabi-i Rize” yazdılar “Pulihoz köyü Rize’ye bağlıdır” anlamına gelen… Ve altına da  kırmızı kalem ile “Müslim” başlığı atıldı. Ve insanlara sayı verilerek deftere yazıldı:
“ 1-Kırca sakallı Mehmet efendi bini (oğlu) Hüseyin sini (yaşı)-45, oğlu Mustafa yaş -18, diğer oğlu Yunus yaş-12”…
    Memurlar daha sonra   Muhtarı evvel (birinci muhtar) Gençali oğlu  kumral sakallı 40 yaşındaki Memiş oğlu Mustafa’nın adını kayda aldılar. Pulihoz köyünde yaşayanların isimler tek tek deftere yazıldı. Ve en son olarak da   60 yaşında Kır sakallı Ömer oğlu Ömer ‘in adı yazıldı. Ömer’i izleyen  oğlu Mustafa ve Memiş’in de ismine yer verilerek Pulihoz köyünün nüfus sayımı tamamlanmış oldu.  En sondaki Memiş’in köydeki kayıt rakamı 254 idi. Bu rakam Pulihoz köyünde 1839 yılında 234 kişinin yaşadığını da gösteriyordu.
    İnsan düşünüyor: Rize’de 1830’lu yıllarda insanların nüfus sayımı yapılıyor, şehir merkezi ve köylerin isimleri de belirtiliyor. Nerede ise yerleşim yerlerinin isimlerinin tamamına yakını Türkçe anlamı bilinmeyen bir başka kültürün yansımaları. Örnek olarak “Pulihoz” ne anlama gelir? Türkçe olmadığına göre o yörede bunun anlamını bilen birileri mutlaka vardır. Ve köy halkının da hemen hepsi İslam olarak deftere yazılmıştır ki İslam olmak aynı zamanda “Osmanlı” ve “Türk olmayı”da  beraberinde getirmektedir. Pulihoz köyünde yaşayan ve defterin birinci hane sırasında oturan  45 yaşındaki  Hüseyin Efendi oğlu Kır Sakallı Mehmet  ve onun oğlu Yunus aradan geçen -170 yıl gibi bir zaman sonra Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olan sayın Recep Tayip Erdoğan’ın dedesi olan kişidir de… Kır Sakallı Mehmet’in babası da Hüseyin Efendi’dir ki onun yaşını da 70-80’e uzatsak, Pulihoz köylü Kır Sakallı Mehmet’in 1700’lü yıların ortalarında dahi ataları “İslam” kimliği taşıyan insanlardır.
          MÜTESELLİM VE ADAMLARI


    Rize nüfus defterinin son kısmına Rize kazasının yönetimini elinde ulunduran Mütesellim Salihzade Ali Ağa ve emrinde çalışanların isimleri yazıldı. Salihzade Ali Ağa’nın  kaydı “Uzun   boylu kır sakallı  el hac Salihzade  Mütesellim Ali Ağa bini Ömer , sin’i (yaşı).50” yazılarak deftere işlendi. Salihzade’nin  Katibi, Haznedarı,Vekil Harcı,Kuyumcusu, Odun emini, Mirahoru (ahır yöneticisi), neferi harb (savaşcıları) olanların isimleri yer aldı.  Salihzade ve Rize .yönetiminden sorumlu savaşcılarının sayısı 240 olarak belirlendi.  Ali Ağa’nın öncelikli görevi, Rize yöresinden köyleri ve şehir içinde yaşayanlardan vergi toplamaktır. Gerekirse de savaş hali halinde asker alma işi sorumluluğu da ona aittir. Rize yöresindeki her türlü eşkiyalık hareketlerine de ilk müdahaleyi yapan kişidir.
   Ve aynı defterin son sayfası içine de Rize’de son nesli kalan Tımarlı sipahilerin adı yazıldı. Ve bunlara da 207 rakamı verildi. Yani Rize’de 1830’lu yılarda tımarlı sipahilerin sayısı 207 idi.


Dipnotları
1.      Osmanlı Arşivi, NFS.d.01143

Kitaplara ulaşmak için

http://cezmyurtsever-ktaplarim.blogspot.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder