20 Mart 2011 Pazar

KARAHACILI YÖRÜKLERİ

-Çukurova’da Sarıçam ilçesi sınırnları içinde bulunan köylerin çoğunluğunun kökenleri Karnahacı Yörük aşiretine dayanmaktadır.
-Karahacılı, 1700’lü yılların ortalarında BOZDOĞAN Aşireti içinde yer alıyordu.
-Karahacılı aşireti hakkında sayın Özcan TATAR’ın araştırma sonuçlarıdır.  

Aslen İçil Sancagı Zeyne Kazası’nda sakin olan bu
cemaatin mensupları, zamanla bu bölgeyi terk ederek Adana ve Tarsus bölgelerine
gelerek yarı yerlesik bir durumda konar göçer yasamlarını baslamıslardır668. İnceledigimiz dönemde Bozdogan Mukataası’na tabi olan bu
cemaatin669, mensuplarının çogunlugu; inceleme dönemimizin ileriki dönemlerinde
Çukurova bölgesinde yasamaktaydılarsa da, bazıları Çukurova’nın çevresinde bulunan
Silifke, Alaiye, İbradı, Selenti, Seydisehir, Manavgat, Sıgırlık ve Teke bölgelerinde
dagınık olarak yasamaktaydılar670. Çukurova bölgesinde yasayan Kara Hacılu
Cemaati’nin esas kolu Sarıçam Kazası’nda ve Sis’teki Cebel-i Nur’da kıslayıp, Kayseri
Sancagı’ndaki Erciyes ve Beydagı’nda yaylamaktaydı. 1720-1721 yılında yapılan
Yörük tahririne göre; Hamza Kethüda’nın idaresinde bulunan Kara Hacılu Cemaati’nin
140 bennak, 46 mücerred nüfusu, 1570 koyun ve 55 develeri mevcuttu671. Bu cemaatin
perakende olan bir gurubu da Tarsus’da bulunmaktaydı. Aynı tahrire göre bu gurubun 4
bennak, 4 mücerred nüfusu, 65 koyun ve 5 develeri mevcuttu672.
Kara Hacılu Cemaati’nin mensuplarının çogunlugu, inceleme dönemimizin ilk
dönemlerinde Alaiye ve çevresinde yasamakta idiler. Bu cemaatin mensupları ile Yörük
cemaatlerinden Patralı, Samlı, Zekeriyalı, Sofılar, Tekeli, Saçı Karalı, Cılaklı, Lengerli,
Yaycılar ve yirikli Cemaatleri’nden olusan büyük bir gurup, 600’den fazla evleriyle
birlikte Alaiye, Manavgat ve Dusenbe çevresinde eskıyalıklarda bulunmuslardır. Bu
olaylar çerçevesinde Kara Hacılu Cemaati’ne tabi _saogulları’na673 tabi 15’den fazla
eskıya ibradı Kazası’nda bazı kisileri katl etmislerdir. Bunun üzerine, bunların tenkili
için Alaiye Sancagı’na mutasarrıf olan Musa görevlendirilmistir674.
Meydana gelen bu eskıyalıkların sona erdirilmesi için yapılan bu çalısmalara
ragmen basarılı olunamamıstır. Kara Hacılu Cemaati ile birlikte diger cemaatlerin
eskıyalıklarının artması üzerine, bunların içil Sancagı’nda uygun olan yerlere iskan
edilmesine karar verilmis ve bu husus için bu dönemde Hüdavendigar Sancagı’na
mutasarrıf olan Musa Pasa ile birlikte çevredeki yetkililer görevlendirilmistir675.
Yapılan çalısmalar sonucunda Kara Hacılu Cemaati’nin Alaiye ve çevresinde devam
ettirmeyebulunanlarının kısa bir süre için de olsa içil’e tabi Mud Nahiyesi’nde Seyhlü nam
mevziye iskanında basarılı olunmustur. Bu cemaatin mensupları, buraya iskan
edilmelerinin ardından bir daha eskıyalık yapmayacaklarına ve iskan yerlerini terk
etmeyeceklerine dair taahhütte bulunmuslar, bu taahhütlerini yerine getirmemeleri
durumunda ise 12 kese (10.000 kurus) nezr akçesi vereceklerine dair hüccet
vermislerdir676.
Kara Hacılu Cemaati’nin mensupları, iskan edildikleri bölgede kısa bir süre
durduktan sonra bu bölgeyi terk ederek Adana ve çevresine gelmeye baslamıslardır.
Kalabalık guruplar halinde Çukurova bölgesine gelen bu cemaatin mensupları, bu
bölgede kıslayıp, ilkbaharda Yahyalu ve çevresinde bulunan köylerin ekili arazilerine
zarar vermeye ve eskıyalık yapıp çevrede adam öldürme ve mal gasbına baslamıslardır.
Bu durumun Kayseri Naibi Hasan tarafından istanbul’a arz edilmesi üzerine, suçluların
cezalarının verilmesi ve geri kalanlarının içil’deki iskan mekanlarına gönderilmeleri
için Maras Beylerbeyi Risvanoglu Halil Pasa ile Adana Beylerbeyi Mustafa Pasa
görevlendirilmistir677.
içil’e iskan edilmeleri için yapılan çalısmalara ragmen bu cemaatin çogunlugunun
iskan bölgelerine gönderilmesinde basarılı olunamamıstır. Çukurova bölgesini
kendilerine mekan olarak seçen bu cemaatin mensuplarının çogunlugu, Yüregir ve
çevresini kendilerine kıslak olarak seçmis678 ve Nigde Sancagı’nda Develü
Nahiyesi’ndeki Aladag Yaylagı’nı yaylak olarak kullanmaya baslamıslardır. Nigde ve
çevresinde meydana getirdikleri eskıyalık olaylarının artması üzerine, Kara Hacılu
Cemaati mensuplarının bu bölgeye gitmelerinin yasaklanması ve bu hususta gereken
tedbirlerin alınması için Adana Beylerbeyi görevlendirilmistir679.
Gönderilen bu fermana ragmen bu cemaatin mensupları bu defa da Kayseri ve
çevresine gidip, bu bölgede eskıyalık yapmaya devam etmislerdir. Bu cümleden olmak
üzere bu cemaatin mensuplarından bazıları; Yahyalu Nahiyesi sakinlerinin yaylagı olan
Akçasehir Yaylagı’na gidip, çevredeki ekili arazilere zarar vermeye baslamıslardır. Bu
hususla ilgili gönderilen fermanlara ragmen bu cemaatin mensuplarının tavrında
herhangi bir degisme olmamıstır. Durumun istanbul’a arz edilmesi sonucunda çevredeki



yetkililerin gayretleri sonucunda, bu bölgeye bir daha gelmeyeceklerine dair taahhütte
bulunup, 5 kese nezr akçesi vermek hususunda hüccet vermislerdir. Fakat bir süre sonra
yeniden bu bölgeye gitmeye ve aynı sekilde çevreye zarar vermeye devam etmeleri
üzerine, vermis oldukları hüccet mukabilince nezrlerinin tahsil edilmesi ve topluca içil
ve Alaiye’ye iskan edilmeleri için Kayseri ve Nigde Sancakları’na mutasarrıf olan
kisiler görevlendirilmistir680.
içil bölgesine gönderilen bu cemaatin mensuplarının bir kısmı kaçarak geri gelip
Adana ve çevresinde yasamaya devam etmislerdir. içil bölgesinde kalanlar ise bu
bölgede bulunan diger cemaatlerle birleserek eskıyalık olaylarına devam etmislerdir. Bu
cemaatlerin eskıyalıklarının artması üzerine topluca Kıbrıs’a iskan edilmelerine karar
verilmistir681. Fakat kısa bir süre sonra, imkanların elverissizligi ve bu husustaki
basarısızlıklar nedeniyle bu karardan vazgeçilmistir. Durumun gözden geçirilmesi
sonucunda, bu cemaatlerin eski suçları affedilmis, fakat bundan sonra eskıyalık
yapanların Kıbrıs’a iskan edilecegi ve bu durumun bu cemaatlere bildirilmesi
kararlastırılmıstır682.
İçil’deki iskan bölgelerine gitmeyerek Çukurova bölgesinde kalan Kara Hacılu
Cemaati mensupları Hamza Kethüda’nın idaresinde bulunmaktaydılar683. Bu kisinin
idaresinde bulunan bu cemaatin mensupları, Çukurova bölgesinde Sarıçam, Misis ve
Yüregir civarını kıslak olarak kullanıp, yaz mevsiminde Nigde ve Kayseri civarına
yaylamak için gitmeye ve buralarda eskıyalık yapmaya devam etmislerdir. Yaz
mevsiminde 300’den fazla evleriyle birlikte bu bölgelere giden bu cemaatin mensupları,
zorla bölgedeki yaylaları zabt edip, bu bölgenin halkının arazilerine zarar vermeye
devam etmislerdir. Daha önceki senelerde yapmıs oldukları taahhütler ve vermis
oldukları nezr hüccetlerine ragmen bu hususun devam etmesi üzerine, bu kisilerden
bu bölgelerde bulunanların Adana Sancagı’nda Sarıçam Kazası’na iskan edilmelerine
karar verilmistir. Verilen bu karar ile birlikte, diger cemaatlerle birlikte Kara Hacılu
Cemaati’nden bazı kisiler bu bölgeye iskan edilmisler ve herhangi bir huzursuzluk
olayına karısmayacakları hususunda nezr hücceti vermislerdir687.
Sarıçam Kazası’nda bir süre sakin olan Kara Hacılu Cemaati mensuplarından
bazıları bu bölgeyi terk ederek Teke, Hamid ve Aydın bölgelerine giderek eskıyalık
olaylarına baslamıslardır. Bu bölgelerdeki eskıyalıklarının artması üzerine bu bölgede
eskıyalık hareketlerinde bulunan diger cemaatlerle birlikte Aydın Sancagı’ndaki harabe
bölgelere iskan edilmeleri kararlastırılmıstır688.
Aydın bölgesindeki iskan mekanlarında da rahat durmayan bu cemaatin
mensupları kaçarak Çukurova bölgesine gelip, bu bölgedeki bir diger Yörük cemaati
olan Tekeli Cemaati ile birleserek eskıyalık olaylarına baslamıslardır. 300-400 evden
olusan mensupları ile birlikte bu iki cemaatin bir gurubu yaz mevsiminde Nigde ve
Aksaray Sancaklarına giderek, bu bölgenin sakinlerine büyük oranda zarar vermeye
baslamıslardır. Bu bölgelerdeki halkın hayvanlarını gasb edip, halktan zorla cerime adı
altında 300-400 kurus toplayan, birçok kisiyi katl eden bu iki cemaatin eskıyalarının
yapmıs oldukları bu hareketlerin istanbul’a bildirilmesi üzerine, gerekenlerin
cezalarının verilmesi ve geri kalanlarının Aydın bölgesine gönderilmeleri için Karaman
Valisi görevlendirilmistir689.

Aydın bölgesine gönderilen bu cemaatler bu bölgede de rahat durmayarak,
eskiden oldugu gibi eskıyalık olaylarına devam etmislerdir690. Çukurova bölgesinde
kalan Kara Hacılu Cemaati mensupları ise devlete tabi bir durumda yasamlarını devam
ettirmislerdir. 1749 yılına ait bir fermandan anladıgımız kadarıyla, Tarsus ve Sis
bölgelerinde meydana gelen eskıyalık olaylarının tenkili için görevlendirilen kisiler
arasında Kara Hacılu Cemaati’nin Mir-i Asireti Ahmed Aga da bulunmaktadır691.
Zaman içerisinde Çukurova bölgesinde gittikçe güçlenen Kara Hacılu Cemaati,
inceleme dönemimizden daha sonraki dönemlerde bu bölgenin en önde gelen cemaatleri
arasına girmistir. 1768 yılına ait bir deve tevziatı listesine göre Adana Eyaleti’nden


bu bölgelerde bulunanların Adana Sancagı’nda Sarıçam Kazası’na iskan edilmelerine
karar verilmistir. Verilen bu karar ile birlikte, diger cemaatlerle birlikte Kara Hacılu
Cemaati’nden bazı kisiler bu bölgeye iskan edilmisler ve herhangi bir huzursuzluk
olayına karısmayacakları hususunda nezr hücceti vermislerdir687.
Sarıçam Kazası’nda bir süre sakin olan Kara Hacılu Cemaati mensuplarından
bazıları bu bölgeyi terk ederek Teke, Hamid ve Aydın bölgelerine giderek eskıyalık
olaylarına baslamıslardır. Bu bölgelerdeki eskıyalıklarının artması üzerine bu bölgede
eskıyalık hareketlerinde bulunan diger cemaatlerle birlikte Aydın Sancagı’ndaki harabe
bölgelere iskan edilmeleri kararlastırılmıstır688.
Aydın bölgesindeki iskan mekanlarında da rahat durmayan bu cemaatin
mensupları kaçarak Çukurova bölgesine gelip, bu bölgedeki bir diger Yörük cemaati
olan Tekeli Cemaati ile birleserek eskıyalık olaylarına baslamıslardır. 300-400 evden
olusan mensupları ile birlikte bu iki cemaatin bir gurubu yaz mevsiminde Nigde ve
Aksaray Sancaklarına giderek, bu bölgenin sakinlerine büyük oranda zarar vermeye
baslamıslardır. Bu bölgelerdeki halkın hayvanlarını gasb edip, halktan zorla cerime adı
altında 300-400 kurus toplayan, birçok kisiyi katl eden bu iki cemaatin eskıyalarının
yapmıs oldukları bu hareketlerin _stanbul’a bildirilmesi üzerine, gerekenlerin
cezalarının verilmesi ve geri kalanlarının Aydın bölgesine gönderilmeleri için Karaman
Valisi görevlendirilmistir689.
Aydın bölgesine gönderilen bu cemaatler bu bölgede de rahat durmayarak,
eskiden oldugu gibi eskıyalık olaylarına devam etmislerdir690. Çukurova bölgesinde
kalan Kara Hacılu Cemaati mensupları ise devlete tabi bir durumda yasamlarını devam
ettirmislerdir. 1749 yılına ait bir fermandan anladıgımız kadarıyla, Tarsus ve Sis
bölgelerinde meydana gelen eskıyalık olaylarının tenkili için görevlendirilen kisiler
arasında Kara Hacılu Cemaati’nin Mir-i Asireti Ahmed Aga da bulunmaktadır691.
Zaman içerisinde Çukurova bölgesinde gittikçe güçlenen Kara Hacılu Cemaati,
inceleme dönemimizden daha sonraki dönemlerde bu bölgenin en önde gelen cemaatleri
arasına girmistir. 1768 yılına ait bir deve tevziatı listesine göre Adana Eyaleti’nden

istenen 80 katar devenin 3 katarı Kara Hacılu Cemaati’nin hissesine düsmüstür692. Aynı
sekilde 1787 yılına ait bir diger deve tevziatı listesine Adana Sancagı’ndan toplanan 116
devenin 20 adeti Kara Hacılu Cemaati tarafından karsılanmıstır693. Bir diger örnek
olması açısından 1812 yılında Adana Sancagı’ndan sefer için talep edilen 111 nefer
askerin 10’u Kara Hacılu Cemaati’ne mensup olan kisilerden olusmaktaydı694.


Dipnotları:

668 MAD. No: 6890, S.:2.
669 A.S.S. No:105, S.:18, B.:29-b; MAD. No: 6890, S.:4.
670 Üçler Bulduk; a.g.m., s.78.
671 MAD. No: 6890, S.:2, 11-12.
672 MAD. No: 6890, S.:13.
673 Bu gurup daha sonraki dönemlerden Kara Hacılu Cemaati’nde ayrı bir gurup olarak Hacı _saogulları
adıyla anılmaya baslanmıstır. Tespit edebildigimiz kadarıyla bu cemaat, özellikle Alaiye ve
çevresinde etkin bir sekilde eskıyalık olaylarına karısstır. M.D. No:130, S.:281-282, H.:1; M.D.
No:130, S.:332, H.:2; M.D. No:152, S.:124-125, H.:2.
674 M.D. No:102, S.:92, H.:399. Aralık Ortaları 1691 (Evahir-i R.evvel 1103).
675 M.D. No:110, S.:507, 510, H.:2336, 2346. Mayıs Ortaları 1699 (Evasıt-ı Zilkade 1110).

676 MAD. No: 8458, S.:75, B.:1. 25 Ekim 1699 (Gurre-i C.evvel 1111).
677 M.D. No:112, S.:101, H.:328; MAD. No: 8458, S.:74, B.:1. Aralık Basları 1701 (Evail-i Receb 1113).
678 A.S.S. No:105, S.:18, B.:29-b.
679 A.S.S. No:3, S.:8, B.:14.



680 M.D. No:114-1, S.:184, H.:1. Mart Sonları-Nisan Basları 1704 (Evahir-i Zilkade 1115).
681 M.D. No:120, S.:181-182, H.:731; A.Refik; a.g.e., s.148-151, B.:196. Nisan Sonları-Mayıs Basları
1714 (Evasıt-ı R.ahir 1126).
682 M.D. No:122, S.:84, H.:1; A.Refik; a.g.e., s.151-153, B.:198. Temmuz Basları 1714 (Evahir-i C.ahir
1126).
683 Bu dönemde bu cemaatin mensupları Çukurova bölgesinde etkin olan cemaatler arasında
bulunmaktaydı. Yukarıda da belirttigimiz üzere 1720-1721 yıllarında bu cemaatin mensuplarından
186 kisi bu bölgede yasamaktaydı. Subat-Mart 1715 (Safer 1127) tarihli deve tevziatı ile ilgili bir
belgeye göre; Adana ve çevresinden toplanan 800 re`s deveden 16’sı Kara Hacılu Cemaati tarafından
karsılanmaktaydı. A.S.S. No:39, S.:99-100, B.:138-a. Keza bu develerin teslim edilecekleri bölgeye
kadar götürülmesi için görevlendirilen 11 kisiden biri de Kara Hacılu Cemaati’nden idi. A.S.S.
No:106, S.:137, B.:187.

684 A.S.S. No:18, S.:215-216, B.:378. Ocak Basları 1720 (Evahir-i Safer 1132).
685 A.S.S. No:18, S.:51, B.:80. 9 Mart 1720 (28 R.ahir 1132).
686 Bu hususla ilgili Adana ve Karaman Valisi Osman Pasa’nın buyuruldusu, A.S.S. No:18, S.:214,
B.:377. 12 Mart 1720 (2 C.evvel 1132).

687 A.S.S. No:126, S.:7, B.:30. 2 Ekim 1727 (15 Safer 1140).
688 M.D. No:266, S.:66-68, H.:2. Agustos Sonları 1732 (Evail-i R.evvel 1145).
689 M.D. No:147, S.:438-439, H.:4. Haziran Ortaları 1741 (Evahir-i R.evvel 1154).
690 M.D. No:152, S.:124-5, H.:2.
691 M.D. No:154, S.:173, H.:1.
692 Bu deve tevziatında Sarıçam Kazası’nın hissesine 1 katar düstügü göz önüne alındıgında bu cemaatin
ne kadar büyük bir güce sahip oldugu görülmektedir. A.S.S. No:38, S.:161, B.:268.
693 Bu deve tevziatında Adana sehir merkezi ve bazı cemaatler dısındaki tüm Adana Sancagı’nda yasayanhalk, 55 adet devenin tedarik edilmesi ile yükümlü tutulmustur. A.S.S. No:64, S.:132, B.:82-a.
694 A.S.S. No:54, S.:25, B.:38-c.

Not: Karahacılı hakkındaki bu araştırma sayın Özcan TATAR’ın XVIII. YÜZYILIN İLK YARISINDA ÇUKUROVA'DA ASİRETLERİN ESKIYALIK OLAYLARI VE ASİRET İSKANI
(1691-1750)” çalışmasından alıntıdır. Sayın Tatar’a saygılarımızla

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder