26 Eylül 2010 Pazar

KIRINTILI’DAN METİN TOPALOĞLU AÇIKLIYOR....

-Metin Topaloğlu, mensup olduğu Kırıntılı aşireti hakkındaki hatıraları ve belgeleri tarihci Yurtsever’e verdi.
-Kozan milli mücadelesinde Türkmen Kürtleri olarak da bilinen Kırıntılı aşireti ve Halil Topaloğlu’nun anıları tarihin gündemine geldi.

            Metin Bey, ağarmış saçları, duygu dolu bakışları, babası Halif Topaloğlu’nun milli mücadelede verdiği mücadelenin kendisine ulaşan tesiri altında ailesi ve aşiretinin tarihini açıklamaktan mutlu olan beyefendi bir insan. 1996 yılı içinde babası Halil Topaloğlu’nun Kozan milli mücadelesindeki görevlerini açıklayan belgeler dosyasını bana teslim etti. Aralık ayı içinde evinde buluştuk. Ve bana düşüncelerini açıkladı:

            “Bizler HORASAN’dan gelmişik. Bir müddet Elazığ taraflarında eğlenmişik. Özbe öz Türkük. Ama bize KÜRT derler. Benim babamdan duyduğum böyle. Kırıntılı aşiretinin Dilkili oymağı Kıllıcaev obasındanız. Benim adım Metin Topaloğlu’dur. Kırıntılı’nın TOPALUŞAĞI biz oluyoruz. Kendimden büyükleri sayayım: Babam Halil, ondan ileriye doğru, İsmail, Halil Ahmet, Osman, Enbiya...

            Kozanoğlu bizim aşireti hep birbirine düşürmüş. Kimini bey yapmış kimini kahya. Kozanoğlu Çadırcı Ali Ağa, Kırıntı’dan Halil Kahya ile Sırkıntı’dan Deli Murat’ı kendisine uydurarak babasını öldürtüyor. Kozanoğlu beyliğini eline geçiriyor.

            Kırıntılı aşireti, İmamoğlu ile Çatalhöyük arasında 30-35 km derinliğinde geniş bir arazide oturur. Arslanlı, Sokutaş, Hayvalı, Camızağılı,  Üçtut köyleri Kırıntılıdır. Ben kendi yakınımdan söyleyeyim bizim önde gelen ailelerimiz: Topaloğulları, Kalenderoğlu, Çavuşağalar, Dilkili, Kıllıca ev’dir.

            Kozanoğlu, dedem Halil Kahya’yı kendi adamlarına öldürttürüyor. Aşiretleri hep birbirine kırdıran Kozanoğullarıdır. Vergi ve asker almak için böyle yapıyor. Bizim Kürtler, Lek, Kırıntılı ve Hacılar Kozanoğlu’nun askerliğini yapmışlar. Dedem Halil Kahya hakkında bir ağıt aklıma geldi hemen söyliyeyim:

“İmamoğlu Yeşil bahçe

Salmıyor varan yiğidi

Kes başına gölge eyle

Başında biten söğüdü.

Galma babam oğlu galma

Duydum kösem gitmiş gelme

Yiğitlerden ganil gelme

Kahveilen (içerken) adam vurma

Çıktım Tılan’ın başına

Seyrettim Dudu kuşuna

Kürtler guzgun gibi çıkmış

Ahalinin başına

            Benim babamdan duyduğum, bizim aşiret Horasan’dan beri Avşarlar ile konar göçer. Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı’ya katılırlar. Yazın bizim aşiret Bakırdağ eteklerine, Develi’ye yaylaya gider.

            KOZAN YÖRESİNDEKİ “TÜRKMEN KÜRTLERİ” AŞİRETLERİ, MİLLİ MÜCADELE KAHRAMANLARI

            ABDÜLHAMİT’ İN TAPUSU...

            Metin Bey anlatmaya devam ediyor: “Abdülhamit buraya bir Tapu memuru gönderiyor. Burada padişaha layık bir arazi var diyor. 400.000 araziyi zatı şahane (padişah) adına kesiyor. Tapuya da şerh (açıklama) koyuyor. “ahali-i kadimenin elinde olan ba-tapu müstesnadır. Sine-i vefireden beri”. Bunun manası “eskiden beri burada halkın elindeki topraklar bu tapunun kapsamı dışındadır. Tapunun sınırı: kuzey ve doğudan: İmamoğlu köprüsü-Tarikiam (büyük yol)—Tırmıl höyüğü-Kars(Kadirli) yolu... Daha kuzeyinde İncirliburun-Taşlıgeçit-Sunbas nehri-Doğusunda da Ceyhan... Güneyden: İmamoğlu köprüsü-Çepelce suyu-Ceyhan nehri... Tam 400.000 dönüm. Mercimekte de 280.000 dönüm arazi Serasker (Osmanlı Genelkurmay başkanı) adına tapu kesiliyor. Böylece Ermeni hengamesinin (isyanlarının, arazi alarak Ermenistan’ı kurma düşüncesinin) önüne geçiliyor. Padişah bakıyor ki Ermeniler devamlı tapulu arazi alıyor. 12.000 dönüm Nalbantyanlar, 5.000 dönüm Kuyumcuoğlu, 3.000 dönüm Fermanoğlu, 2.500 dönüm Böğrüdelik... Küpelioğlu, Değirmencioğlu gavurların da çiftliği var. Kozan’ın üst tarafı Tufanpaşa mahallesi hep Ermenilerin eline geçiyor. Padişah cennetmekan Abdülhamit Han Ermeni tehlikesinin farkına varıyor da tedbirini böyle alıyor.”

            Metin Bey’in (kendisi 1932 doğumludur) bizlere anlatacağı pek çok olaylar vardı: 1917 yılı içinde Kozan’ın içinde Yaver Mıcırıkyan isimli Ermeninin öldürülmesi için babasının da içinde bulunduğu komitenin kurulması... 1919 yılı içinde Fransız işgalinde malını mülkünü Ermenilerin, Fransızların yağmalaması, Kadirli üzerinden Develi’ye, Sivas’a kadar uzanan kaçış, Mustafa Kemalle görüşme... Kuvayi milliyenin Kozan cephesinde örgütlenme... Kozan’ın düşmandan temizlenmesi, Urumköy, Haçin(Saimbeyli) Mamure savaşlarında babası Halil Efendi’nin üstün hizmetleri... ve savaş sonrası Halil Efendi’nin başından geçen “serencamlar” (sıkıntılar)... Olaylarla ilgili kabarık bir vesikalar dosyası... Dosyayı şöyle bir karıştırdığımda 1919 ve 20’li yıllarda düşmanla savaşan kuvayi milliye çetelerin gelen “emri yevmi” (günlük emir) talimatlarında “evvela beş vakit namaz” yazılarını okudum. Benim de hayallerimde atalarımızın şanlı tarihinde yer alan cihat ve gaza ruhunun kurtuluş savaşımızda canlandırıldığı düşünceleri canlandı.


KİTAPLARA ULAŞMAK İÇİN-http://cezmyurtsever-ktaplarim.blogspot.com/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder